Randevu Oluşturun

Randevu oluşturmak veya uzman fizyoterapistlerimizden detaylı bilgi almak için bize ulaşın.

Bel Kayması Tedavisi (Antalya)

antalya bel kayması tedavisi

Bel kayması, omurga yapısında meydana gelen ve milyonlarca insanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur. Disk materyalinin normal konumundan yer değiştirmesi, sinir köklerine baskı uygulayarak ağrı, uyuşukluk ve hareket kısıtlılığına neden olur. Bu durumun tedavisi, hastalığın şiddeti ve bireyin genel sağlık durumuna bağlı olarak farklı yaklaşımlar gerektirmektedir. Hafif ve orta derecedeki bel kayması vakalarında fizik tedavi, ilaç yönetimi ve yaşam tarzı değişiklikleri etkili sonuçlar sunmaktadır. Ancak ileri durumlarda, konservatif yöntemlerin yetersiz kaldığı senaryolarda cerrahi müdahale gerekebilir. Tedavi seçenekleri, semptomları rahatlatmaktan başlayarak fonksiyonel iyileşme ve uzun vadeli iyileşme sağlamaya kadar uzanan geniş bir spektrumu kapsamaktadır. Doğru tedavi yöntemi seçilmesi, hastanın yaşam kalitesini belirgin şekilde etkilemektedir. Her tedavi aşamasında hastanın durumuna özgü stratejiler uygulanması, başarılı sonuçlar için kritik öneme sahiptir.

Bel Kayması Nasıl Anlaşılır: Belirtiler ve Tanı Yöntemleri

Bel kayması veya spondilolizis, omurganın bel bölgesindeki vertebraların yer değiştirmesi sonucu oluşan ciddi bir durumdur. Bu durumun erken teşhisi, uzun vadeli komplikasyonların önlenmesi açısından kritik önem taşır. Hastalarımızın çoğu ilk başvurularında belirtilerin ne kadar süredir devam ettiğini fark etmemektedir.

Bel Kaymasının Karakteristik Belirtileri

Lomber vertebraların kayması durumunda ortaya çıkan semptomlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Kronik bel ağrısı ve sırt bölgesinde kalıcı rahatsızlık hissi
  • Ayakta duruşta veya yürüyüş sırasında artan ağrı şiddeti
  • Bacaklara yayılan sinir sıkışması kaynaklı radiküler ağrı
  • Uzun süre oturma pozisyonunda belirginleşen sertlik
  • Alt ekstremitelerde his kaybı veya uyuşma hissi
  • Refleks kayıpları ve kas güçsüzlüğü

Bel kayması dışarıdan belli olur mu sorusuna yanıt vermek gerekirse, ileri evre vakalarda lumbal lordozun kaybolması ve postüral bozukluklar gözle fark edilebilir duruma gelir. İleri derece kaymalarda hastanın yürüyüşünde değişiklikler ve bel çukurluğunda düzleşme görülebilir.

Tanı Sürecinde İzlenen Adımlar

Omurga cerrahisi pratiğimizde bel kaymasının teşhisi için sistematik bir yaklaşım uygulanır:

  1. Detaylı anamnez alımı ve semptomların başlangıç zamanının belirlenmesi
  2. Fizik muayene ile nörolojik değerlendirme ve hareket kısıtlılığının tespiti
  3. Direkt grafi çekimi ile vertebral kaymanın derecesinin ölçülmesi
  4. Manyetik rezonans görüntüleme ile disk yapılarının ve sinir basısının değerlendirilmesi
  5. Bilgisayarlı tomografi ile kemik yapısındaki defektlerin ayrıntılı incelenmesi

Antalya bel kayması tedavisi kapsamında fizik tedavi yaklaşımları, tanı konulduktan sonra birinci basamak olarak değerlendirilir. Fizik tedavi modaliteleri arasında egzersiz programları, manuel terapi teknikleri ve postür eğitimi yer alır.

Erken tanı konulduğunda, konservatif yaklaşımlarla semptomatik rahatlama sağlanabilir. Klinik değerlendirmemizde hastaların %60’ından fazlası erken müdahale ile günlük aktivitelerine dönebilmektedir. Radyolojik görüntüleme bulguları ile klinik semptomların korelasyonu, tedavi planlamasında belirleyici rol oynar.

Bel Kayması Tehlikeli mi: Riskler ve Ciddiyeti

Bel kayması tehlikeli midir sorusu, omurga cerrahisi pratiğimizde sıklıkla karşılaştığımız endişelerden biridir. Lomber disklerden birinin pozisyon kaybetmesi olarak tanımlanan bu durum, ciddiyet derecesi bakımından geniş bir spektrumda değerlendirilir. Hafif vakalarda günlük aktivitelerde minimal kısıtlama görülürken, ileri evrelerde yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

Bel Kaymasının Risk Faktörleri

Vertebral yapıların stabilitesini etkileyen çeşitli faktörler, durumun ciddiyetini belirler:

  • Yaş ilerlemesi: 50 yaş üzeri bireylerde dejeneratif süreçler hızlanır
  • Spinal kanal darlığı: Sinir yapılarına baskı riski artar
  • Kayma derecesi: Grade 3-4 seviyelerinde nörolojik komplikasyon olasılığı yükselir
  • Segmental instabilite: Vertebraların kontrolsüz hareketleri dokuda hasar oluşturur
  • Uzun süreli ihmal: Tedavi edilmeyen vakalar ilerleyici karakter gösterir

Antalya bel kayması tedavisi süreçlerinde gözlemlediğimiz verilere göre, erken müdahalenin prognozu önemli ölçüde iyileştirdiği görülmektedir.

Ciddi Komplikasyon Belirtileri

Spinal kord veya sinir köklerine yönelik baskı geliştiğinde, nörolojik defisitler ortaya çıkar. Ani gelişen bacak güçsüzlüğü, özellikle ayak bileği veya ayak parmaklarında hareket kaybıyla kendini gösterir. Mesane-bağırsak kontrol bozuklukları acil değerlendirme gerektiren kauda ekuina sendromu işaretidir. Bilateral radikülopati, yani her iki bacakta aynı anda ortaya çıkan ağrı ve uyuşma, ciddi spinal stenoz göstergesidir.

Progresif motor kayıp durumunda kalıcı felç riski bulunur. Sinir dokusunda 48 saatten uzun süren basınç, irreversibl hasara yol açabilir. İstirahatte geçmeyen şiddetli ağrı, enflamatuar sürecin aktif olduğunu gösterir. Gece ağrılarının artması ve pozisyon değişikliğiyle rahatlama sağlanamaması, ileri evre instabiliteye işaret eder. Fizik tedavi modaliteleri bu aşamada semptom kontrolü ve fonksiyonel kapasite artışı sağlar.

Bel Kayması Olan Biri Ne Yapmalı: Pratik Öneriler ve Yaşam Değişiklikleri

Bel kayması olan biri ne yapmalı sorusunun yanıtı, günlük yaşam alışkanlıklarınızı yeniden düzenlemeyi ve omurga sağlığınızı koruyucu önlemler almayı gerektirir. Belimde kayma var ne yapmalıyım yorumlar arasında en çok öne çıkan önerilerin başında doğru duruş ve hareket teknikleri gelmektedir.

Günlük Hayatta Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınılmalı, her 30 dakikada bir kısa yürüyüş molası verilmelidir
  • Yüksek topuklu ayakkabılar yerine ortopedik taban destekli ayakkabılar tercih edilmelidir
  • Ağır çanta ve sırt çantası taşınmamalı, taşınması gerekiyorsa ağırlık her iki omuza eşit dağıtılmalıdır
  • Ani dönüş ve bükülme hareketlerinden uzak durulmalı, tüm hareketler kontrollü ve yavaş yapılmalıdır
  • Sert ve yüksek yüzeylerden atlama gibi omurgaya baskı oluşturan aktiviteler kesinlikle önlenmelidir

Antalya bel kayması tedavisi kapsamında fizik tedavi uzmanlarımız, hastaların günlük rutinlerinde bu değişiklikleri uyguladıklarında semptomlarında belirgin iyileşme gözlemlemektedir.

Doğru Uyku Pozisyonları ve Oturma-Kalkma Teknikleri

  • Sırt üstü yatarken dizlerin altına yastık konulmalı, böylece bel bölgesindeki gerilim azaltılır
  • Yan yatış pozisyonunda dizler arasına yastık yerleştirilmeli ve omurga düz tutulmalıdır
  • Orta sertlikte bir yatak kullanılmalı, çok yumuşak veya çok sert yataklar tercih edilmemelidir
  • Sandalyeden kalkarken önce vücut öne eğilmeli, sonra bacak kasları kullanılarak ayağa kalkılmalıdır
  • Oturma pozisyonunda bel bölgesine lomber destek yastığı kullanılmalı ve ayaklar yere tam basmalıdır

Ağırlık Kaldırma Kuralları ve Egzersizler

  • Yükü kaldırırken mutlaka çömelerek bacak kasları kullanılmalı, bel eğilmemelidir
  • Kaldırılan ağırlık vücuda yakın tutulmalı ve asla bükülme hareketi eşliğinde taşınmamalıdır
  • Core kasları güçlendiren plank egzersizi günde 2-3 set yapılmalıdır
  • Cat-cow (kedi-inek) hareketleri omurga esnekliğini artırır ve günde 10-15 tekrar uygulanabilir
  • Yüzme ve su içi egzersizler omurgaya minimum yük bindirdiği için idealdir

Beslenme ve Ağrı Yönetimi İçin Evde Uygulanabilecek Yöntemler

  • Antiinflamatuar özellikli besinler tüketilmeli; omega-3, zerdeçal ve zencefil tercih edilmelidir
  • Günlük en az 2 litre su içilmeli, disk yapısının hidrate kalması sağlanmalıdır
  • Soğuk ve sıcak kompres 15 dakika aralıklarla uygulanarak ağrı kontrolü yapılabilir
  • Kalsiyum ve D vitamini takviyesi kemik sağlığını destekler ve düzenli alınmalıdır
  • Fazla kilolardan kurtularak bel bölgesindeki yük azaltılmalı, ideal vücut ağırlığı hedeflenmelidir

Gerçek Kullanıcı Deneyimleri ve Pratik Çözümler

  • Hastaların büyük çoğunluğu düzenli fizik tedavi seanslarıyla 6-8 hafta içinde rahatlama hissetmektedir
  • Ergonomik ofis mobilyası kullanımının ağrı şiddetini %40-50 oranında azalttığı gözlemlenmiştir
  • Sabah egzersiz rutini uygulayan bireylerde gün boyu ağrı seviyesi belirgin düşmektedir
  • Stres yönetimi teknikleri kas gerginliğini azaltır ve genel yaşam kalitesini artırır

Hangi Durumlarda Mutlaka Doktora Başvurulmalı?

  • Bacaklarda uyuşma veya karıncalanma hissi başladığında derhal değerlendirme gereklidir
  • Mesane veya bağırsak kontrolünde kayıp yaşanması acil müdahale gerektiren bir durumdur
  • İstirahat ve basit önlemlerle 4-6 hafta içinde iyileşme görülmüyorsa uzman kontrolü şarttır
  • Ağrı şiddetinin giderek artması ve günlük aktiviteleri engellemesi profesyonel değerlendirme gerektirir

Bel Kayması Tedavisinde Hangi Yöntemler Kullanılır?

Bel kayması tedavisinde konservatif yaklaşımlar birinci basamak müdahale yöntemleri olarak öne çıkmaktadır. Fizik tedavi modaliteleri, bu sürecin temelini oluşturan ve kanıtlanmış etkinliği bulunan uygulamalardır.

Fizik Tedavi Modaliteleri ve Uygulama Protokolleri

Fizik tedavi seansları, bel kayması düzelir mi sorusuna yanıt oluşturan primer tedavi yaklaşımıdır. Profesyonel gözetimde uygulanan bu yöntemler, omurga stabilitesini artırarak iyileşme sürecini destekler.

  • TENS (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu): 20-30 dakikalık seanslarla ağrı sinyallerini bloke ederek konfor sağlar, haftada 3-5 kez uygulanır
  • Ultrason terapi: Derin doku ısınması sağlayarak kan dolaşımını artırır, seans başına 8-12 dakika sürer
  • Kısa dalga diatermi: Elektromanyetik enerji ile doku rejenerasyonunu hızlandırır, 15-20 dakikalık uygulamalar şeklinde gerçekleştirilir
  • Sıcak-soğuk kontrastlı uygulamalar: İlk 48 saatte soğuk kompres inflamasyonu azaltır, sonrasında sıcak uygulama kas gevşemesini destekler
  • Manuel terapi teknikleri: Mobilizasyon ve manipülasyon yöntemleriyle eklem hareketliliğini optimize eder
  • Hidroterapi seansları: Su içi egzersizler omurga üzerindeki yükü azaltarak güvenli hareket imkanı sunar

Bel kayması tedavisi kapsamında fizik tedavi programları genellikle 4-6 haftalık periyotları kapsar. Her seans 45-60 dakika sürer ve bireysel ihtiyaçlara göre özelleştirilir.

Terapötik Egzersiz Programları

Bel kayması nasıl geçer sorusunun yanıtında egzersiz protokolleri kritik rol oynar. Sistematik yaklaşımla uygulanan hareketler, omurga anatomisini destekleyen kas gruplarını güçlendirir.

  • Core stabilizasyon egzersizleri: Transversus abdominis ve multifidus kaslarını hedefler, günde 2 set halinde 10-15 tekrar yapılır
  • Lumbar ekstansiyon hareketleri: Grade 1-2 kaymalarda önerilir, prone pozisyonda başlayıp progresif zorlaştırılır
  • Pelvik tilt egzersizleri: Lomber lordozu kontrol altına alır, sırtüstü pozisyonda 8-12 tekrar uygulanır
  • Köprü hareketi varyasyonları: Gluteal kasları aktive ederek lumbal bölgeyi stabilize eder
  • Kedi-deve egzersizi: Omurga segmental mobilitesini artırır, yumuş tempoda 10-15 tekrar yapılır
  • Yan plank modifikasyonları: Quadratus lumborum kasını güçlendirir, başlangıçta 15-20 saniye tutulur

Bel kayması ameliyatsız tedavi olur mu sorusuna olumlu yanıt veren bu protokoller, düzenli uygulamada %65-75 başarı oranı gösterir. Egzersizler 8-12 haftalık süreçte kademeli olarak ilerletilir.

Ortez Kullanımı ve Destek Sistemleri

Lomber ortezler, omurga dizilimini koruyarak iyileşme ortamı oluşturur. Özellikle akut fazda kullanılan bu destekler, günlük aktivitelerde güvenlik sağlar.

  • Rijit lumbosacral ortezler: İleri derece kaymalarda omurga hareketini kısıtlar, günde 4-6 saat kullanılır
  • Semirijit korolar: Orta derece instabilitede tercih edilir, aktivite sırasında destek sunar
  • Elastik lomber bantlar: Hafif kaymalarda propriyoseptif geri bildirim sağlar, uzun süreli kullanıma uygundur

Korse kullanımı genellikle 6-12 haftalık tedavi protokollerinde yer alır. Kas atrofisini önlemek için egzersizlerle kombine edilir ve kademeli azaltma planlanır.

Tedavi Sonuçları ve İyileşme Beklentileri

Konservatif tedavi yaklaşımlarının etkinliği bilimsel çalışmalarla desteklenmektedir. Grade 1 kaymalarda %80-85 oranında semptomatik düzelme gözlenir.

  • Fizik tedavi modalitelerinin başarı oranı: Grade 1-2 kaymalarda 6 aylık süreçte %70-75 iyileşme sağlar
  • Kombine egzersiz programlarının etkinliği: 12 haftalık düzenli uygulamada ağrı skorlarında %60-70 azalma görülür
  • Uzun dönem sonuçlar: 2 yıllık takipte hastaların %65-70’i günlük aktivitelerine tam olarak döner

Fizik tedavi yöntemleri, vertebral segmentlerin tam anatomik düzelmesinden ziyade fonksiyonel iyileşmeyi hedefler. Disiplinli uygulama ile bel kayması düzelir mi sorusuna somut yanıtlar alınır ve yaşam kalitesi belirgin şekilde artar.

Bel Kayması Tedavisinde Alternatif Yöntemler İşe Yarıyor Mu?

Bel kayması rahatsızlığında fizik tedavi kapsamındaki destekleyici uygulamalar, ana tedavi protokolünü tamamlayıcı nitelikte değerlendirilebilir. Bu yöntemlerin bilimsel geçerliliği ve uygulama şekilleri konusunda net bilgilere sahip olmak gerekir.

Kinesio Bantlama

Kinesio bantlama uygulaması, Antalya bel kayması tedavisi sürecinde fizik tedavi uzmanlarınca yardımcı bir yöntem olarak kullanılmaktadır.

  • Doku desteği sağlama amacıyla uygulanan bantlama tekniği, bel bölgesinde hafif gerilim oluşturur
  • Kas dokusunun doğal hareketini kısıtlamadan destek sağlar
  • Ağrı algısını azaltmaya yönelik mekanoreseptör uyarımı gerçekleştirir
  • Lenf dolaşımını destekleyerek ödem oluşumunu kontrol eder
  • Yanlış uygulama durumunda deri irritasyonu riski bulunur
  • Etki süresi genellikle 3-5 gün arasında değişir

Transkutanöz Elektriksel Sinir Uyarımı (TENS)

TENS cihazları fizik tedavi kliniklerinde yaygın olarak kullanılan, ağrı kontrolüne yönelik elektroterapi yöntemlerindendir.

  • Düşük frekanslı elektrik akımları ile sinir liflerini uyarma prensibi ile çalışır
  • Endorfin salınımını tetikleyerek doğal ağrı kesici etki sağlar
  • Akut ve kronik bel ağrısı kontrolünde destekleyici rol oynar
  • Cilt altı dokulara zarar vermeden non-invazif uygulama imkanı sunar
  • Kalp pili taşıyanlarda kullanımı kontrendikedir

Hidroterapi Uygulamaları

Su içi egzersiz programları, lomber bölge dekompresyonunu destekleyici fiziksel aktivitelerdir.

  • Suyun kaldırma kuvveti eklem yükünü %90’a kadar azaltır
  • Termal havuz ortamında gevşeme ve kas gerginliğinin azalması sağlanır
  • Hareket açıklığı kısıtlamaları olmadan güçlendirme egzersizleri yapılabilir
  • Su sıcaklığı genellikle 33-36°C aralığında tercih edilir

Fizik Tedavi Kombinasyonları

Alternatif yöntemler, kanıta dayalı fizik tedavi protokolleriyle entegre edildiğinde rehabilitasyon sürecini destekler. Elektroterapi, manuel terapi ve terapötik egzersizler kombine kullanılınca optimal sonuçlar verir. Tedavi planlamasında bireysel değerlendirme esastır.

Bel Kayması Tedavisi Ne Kadar Sürer ve İyileşme Süreci Nasıl İlerler?

Bel kayması fizik tedavi sürecinin uzunluğu, kişinin yaşı, genel sağlık durumu ve problemin ciddiyetine göre değişkenlik gösterir. Antalya bel kayması tedavisi sürecinde hastaların büyük çoğunluğu 6-12 haftalık yoğun rehabilitasyon programı ile belirgin iyileşme kaydeder. Lomber omurga stabilizasyonunu hedefleyen egzersizler, bu sürecin temelini oluşturur.

Fizik Tedavi Süresini Etkileyen Faktörler

  • Vertebral kaymanın derecesi ve ilgili segmentteki dejenerasyon düzeyi
  • Hastanın rehabilitasyon protokolüne uyum gösterme disiplini
  • Günlük aktivitelerde postür farkındalığının kazanılma hızı
  • Paravertebral kasların başlangıç kuvvet ve endurans kapasitesi
  • Eşlik eden eklem kısıtlılıkları veya bağ dokusu problemleri

Fizik tedavi seansları genellikle haftada 3-5 kez uygulanır ve her seans yaklaşık 45-60 dakika sürer. Lumbosakral bölgeye yönelik manuel terapi teknikleri, terapötik egzersizler ve fizyoterapi modaliteleri kombine edilerek kullanılır.

İyileşme Sürecinin Aşamalı İlerleyişi

  1. İlk 2-3 hafta: Akut ağrı kontrolü ve inflamasyonun azaltılması hedeflenir, hasta yumuşak doku mobilizasyonu ve hafif germe egzersizleri ile tanışır.
  2. 4-6. haftalar: Core stabilizasyon egzersizleri yoğunlaştırılır, multifidus ve transversus abdominis kaslarının aktivasyonu sağlanır.
  3. 7-9. haftalar: Fonksiyonel hareketler programa dahil edilir, propriyoseptif antrenmanlar başlatılır.
  4. 10-12. haftalar: Günlük yaşam aktivitelerine dönüş için ileri seviye kuvvetlendirme ve kondisyon çalışmaları yapılır.

Spondilolizis veya spondilolistezis tanısı almış hastaların tedavi programına uyumu, iyileşme süresini doğrudan etkiler. Klinik deneyimlerimiz, düzenli ev egzersiz programını uygulayan hastaların %78 oranında daha hızlı toparlandığını gösterir. Fasya gevşetme teknikleri ve nöral mobilizasyon uygulamaları, bu süreçte destekleyici rol oynar.

Antalya bel kayması tedavisi alan hastalar, rehabilitasyon sürecinin son evresinde dinamik lumbar stabilizasyon egzersizleri ile güçlendirilir. Normal aktivitelere dönüş, bireysel ilerlemeye göre değişir ancak fizik tedavi protokolünü tamamlayan hastaların %85’i 3-4 ay içinde önceki aktivite seviyelerine ulaşır. Spinal mekaniğin doğru öğrenilmesi ve kas dengesinin sağlanması, uzun dönem başarının anahtarıdır.

Sık Sorulan Sorular

Randevu Nasıl Alınır?

Web sitemizdeki “Randevu Oluştur” butonuna tıklayarak telefon numaranızı bıraktığınızda, mesai saatleri içinde uzman ekibimiz size en kısa sürede geri dönüş yapar. Görüşme sırasında durumunuz değerlendirilir ve uygulamalarımızın size uygun olup olmadığına göre randevu planlaması yapılır. Bu görüşmelerde uzmanlarımıza tüm sorularınızı gönül rahatlığıyla iletebilirsiniz. Ayrıca 0242 999 00 91 veya 0554 133 30 80 numaralı telefonlarımızı arayarak ya da 0554 133 30 80 numaralı WhatsApp hattımıza mesaj göndererek de doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.

MR veya Röntgen Getirmem Zorunlu mu?

Önceden çekilmiş MR veya röntgen görüntülerinize e-Devlet üzerinden ulaşabiliyoruz. Bu nedenle fiziki olarak getirmeniz zorunlu değildir. Tanısı konmuş rahatsızlıklarınız dikkate alınarak; vücut yapınız, ağrı noktalarınız ve ağrı eşiğiniz doğrultusunda size özel bir terapi planı hazırlanır. Uygulamalar yalnızca lisanslı fizyoterapistler tarafından, kişiye özel ekipmanlarla gerçekleştirilir.

Terapi Uygulamalarını Kimler Gerçekleştiriyor?

Kliniğimizde yalnızca lisans eğitimini tamamlamış fizyoterapistler ve gerekli eğitimlerden geçmiş fizyoterapist yardımcıları görev yapmaktadır. Tüm uygulamalar, ilgili rahatsızlığın özelliklerine ve kişinin anatomik yapısına uygun şekilde planlanır ve profesyonel bir yaklaşımla uygulanır.

Uygulamalar Ne Kadar Güvenli? Yan Etkileri Var mı?

Kliniğimizde iğne, ışın veya ilaç gibi yan etki riski taşıyan yöntemler kullanılmaz. Tüm uygulamalar; manuel terapi teknikleri, bilimsel fizyoterapi yöntemleri ve onaylı cihazlar ile gerçekleştirilir. Nadiren bası uygulanan bölgelerde hafif kızarıklık oluşabilir; bu geçici ve beklenen bir durumdur. Uygulamalar yaşlı bireyler ve gebeler için de güvenle yapılabilir. Ancak fizik tedavinin uygun görülmediği (örneğin aktif kanser gibi) durumlarda, tedaviye başlanmadan önce doktor önerisi talep edilir.

Bu Uygulamalar Kesin Sonuç Verir mi?

İnsan sağlığı söz konusu olduğunda, hiçbir tedavi yöntemi —ameliyat dâhil— için %100 başarı garantisi vermek bilimsel değildir. Vücut çok sayıda faktörün etkileşim içinde olduğu karmaşık bir sistemdir. Ancak merkezimizde uyguladığımız terapilerde, danışan memnuniyeti %85’in üzerindedir. Yalnızca fayda sağlayabileceğimize inandığımız durumları kabul ederek, başarı oranımızı yüksek tutuyor ve başvuran kişilerin zamanını ve umudunu boşa harcamamaya azami özen gösteriyoruz.